Ethem Kocabaş
Nöroloji Anabilim Dalı Konferansları 

  

  



  

  

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim

"Her çocuk bir bakıma bir dahi ve her dahi bir bakıma bir çocuktur." Arthur Schopenhauer

"Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir."   Immanuel Kant

"İnsana sığabilene kainat, kainata sığamayana insan derim." Muhammed İkbal

"İlim ve sanat, ittifak görmediği ülkeyi terk eder." İbn-i Sina

"Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya." Mevlâna Celâleddin-i Rûmî

"Kendini bilen kimse bilgedir." Lao Tzu

"İnsan, istediği an özgür olur." Voltaire

"Gerçeğin gücü ile yaşadığım sürece kainatı bile fethedebilirim." Johann Wolfgang von Goethe

"Ben, benden öncekilerin omuzlarına tırmandığım için onlardan biraz daha ilerisini görebildim." Isaac Newton

"Karşıtlar yararlıdır, en iyi uyum farklılıklardan çıkar." Heracleitus

"Evrensel cevher, saf bilinç olan ruhtur. Düşünce basamaklarını kateden insan sonunda kendisine döner." Georg Wilhelm Friedrich Hegel

 

 

 

"Ruh, yok edilmez bir evrenin aynasıdır." Gottfried Leibniz

"İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir." René Descartes

"Herkesin yolu ayrı." Mikailoviç Dostoyevski

"Gördüğümüz kişisel deneyimdir. Gerçek denen kavram, biz deneyimlediğimiz için vardır. Onu, görerek, koklayarak, duyarak ya da hissederek yaratan biziz. Biz yoksak, gerçek de yoktur. Dolayısıyla düşünce gücüyle gerçeği değiştirebiliriz." Fred Alan Wolf 

"Olaylar önemli değildir; onları algılayışımız önemlidir." Epiktetos

"İnsan hayatı bilinç dışının kendini gerçekleştirdiği öykülerden biridir." Carl Gustav Jung

"Özgür insanın ölümden daha az düşündüğü bir şey yoktur." Baruch Spinoza

 

Zihni Özgürleştirmek

Varoluşun Kitabı "Zihni Özgürleştirmek"

Varoluş vaadinizi keşfettiniz mi? Varoluş vaadiniz açılımında seçilmiş kişi olduğunuzu biliyor musunuz? Nereden geldiniz? Nereye gidiyorsunuz? Siz kimsiniz? Zihinsel açıdan ne kadar özgür olduğunuzu hiç düşündünüz mü? İnsanlığın zihinsel olarak ne şekilde programlandığını biliyor musunuz? Deneyimlediğiniz hayatın yönetmeni kim? Hayatınızın senaristi kim? Sizi mutsuz eden olay, kişi, duygu ve düşüncelerin zihinsel açıdan seçimlerinizin sonucu olduklarını biliyor musunuz? Zihinsel olarak özgür olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Sizi sınırlandıran ve mutsuz eden zihin yapılanmalarından nasıl arınabileceğinizi biliyor musunuz? Yaradan ve yaratılan arasındaki ilişkide insanın yeri nedir?

 

Ethem Kocabaş bu ve benzeri soruların cevaplarını "Zihni Özgürleştirmek" adlı kitabında yanıtlıyor. Bu kitap, sizi yanılsamalı hayat deneyimlerinizin esaretinden kurtararak, zihinsel uyanışınızı ve zihinsel özgürlüğünüzü gerçekleştirmenize destek olacaktır.

 

 "Big Bang ve tinsel zeka"

 

Evren Big Bang adını verdiğimiz büyük bir patlama ile yaratılmıştır. Aristo kuvvetin aktarımı olayını taş levhaların etkileşimi benzetmesi ile şöyle açıklamaktadır. Taş levhaları domino taşına benzer şekilde birbiriyle etkileşecek tarzda dizdiğinizde, devrilen ilk taş bir sonraki taşı devirmek suretiyle, tüm taşlar devrilene kadar ilk kuvvetin etkisi aktarılmaya devam eder. Aristo ilk taşı deviren bir ilk kuvetin olması gerektiğine dikkat çeker. Yani Big Bang'i oluşturan bir ilk kuvvet olmalı. Big Bang'i oluşturan ilk kuvvetin tinsel zeka açılımındaki karşılığı Tanrı'dır. Bu nedenledir ki, "Bilim" ve "Tinsel zeka" Big Bang anında bir araya gelirler. Tinsel zekası gelişmiş insanlar bilim ve inancı sentezlerken, tinsel zekası gelişmemiş insanlar inancı insanlığı ayrıştırmada bir araç olarak kullanmaktadırlar. İnsanlığın en büyük zihinsel esaretlerinden biri de tam bu noktada karşımıza çıkar. İnanç bilimden uzak tutulmak suretiyle gerçekleştirilen ayrıştırıcı hamlelerle insanlık zihinsel açıdan sınırlandırılmaktadır. Oysaki bilim özünde evreni yaratan gücün bilgisinde derinleşme tavrıdır. Bu nedenle de dünyada yaşadığı evin sınırlarını aşıp, evren evine taşınacak bir zihnin kozmolojiyle (Evren bilim) ilgilenmesi önemlidir. Kozmoloji bilimi, zihni özgürleştirecek önemli hamleler arasındadır. Kozmoloji ile mekanın sınırlamalarından arınabilirsiniz.

"Ruh ve enerji"

İnsan, ruhsal bir varlıktır. Nöroloji alanındaki çalışmalar göstermektedir ki, aşkı sadece beyinde gerçekleşen elektro kimyasal faaliyetlerle açıklamak pek de mümkün değildir. Beyin dünyadaki hayatı deneyimlemede kullandığımız bir enerji dönüşüm aracıdır. O halde şu soru önemlidir: Beyindeki enerji dönüşümlerini deneyimleyen kimdir? Kuantum fiziği, nöroloji, teoloji ve bilinç bilimi alanındaki çalışmaları sentezlediğimizde, bu sorunun cevabının ruh olduğunu görürüz. İnsanın ruhsal özelliğinde derinleşmesi, zihinsel özgürlüğünü gerçekleştirebilmesi açısından önemlidir. İnsan ruhsal özelliğinden dolayı ölümü enerji olarak boyut değiştirmek şeklinde deneyimleyen bir canlıdır. Ölüm asla bir yok olma olayı değildir. Ölüm, atomlardan oluşan bedenimizin, atomlardan oluşan toprakla enerji olarak etkileşime geçmesi ve enerji olarak ruhumuzun başka bir enerji boyutuna doğması olayıdır. Ölüm korkusunun beraberinde getirdiği her şey zihinsel esaretin gerçekleşmesine katkı sağlar. Bu nedenle de zihinsel açıdan özgürleşebilmek için ölüm korkusundan da arınmak gerekir. İnsan ruhsal açıdan kendinde derinleştikçe ölüm korkusundan da arınır.  

"Atom"

Evrendeki her madde atomlardan oluşmuştur. Atom, çekirdek içindeki atomaltı parçacıklardan (Kuarklar), çekirdek etrafındaki elektronlara kadar, enerji özelliğindeki farklı yapıların bir araya gelmesinden oluşan dinamik bir sistemdir. Bedeniniz, kıyafetleriniz, besinler, ev ve araba gibi günlük hayatınızda etkileşim halinde olduğunuz tüm maddi yapılar atomlardan oluşmaktadır. Atomlar, yıldız tozu olarak da adlandırılmaktadır. Çünkü atomların temel yapı özelliklerini oluşturan etmenler yıldız kökenlidir. Bu nedenle her insan bedensel özelliği itibariyle bir yıldız tozudur. Biz insanların bedensel yaşımız Big Bang anına kadar uzanır. Çünkü yıldızların oluşması anı, bedensel yapı taşlarımızın oluşması anına denk gelir. Evrendeki değişimi deneyimlemekte kullandığımız zamana bağlı yaşımız biz insanları tanımlamakta yeterli değildir. Doğum tarihinizden itibaren bugüne kadar geçen zaman, ruhun bedenle bir araya gelme anından itibaren geçen süredir. Bir an için çevrenizdeki her şeyi atom boyutunda tanımlayan bir gözlük taktığınızı düşünelim. Matrix filmini izleyenler yandaki resimde olduğu gibi, Neo'nun benzer bir deneyim yaşadığını hatırlayacaklardır. Eğer siz de böyle bir deneyim yaşasaydınız, yandaki resim benzeri bir tabloyla karşılaşırdınız. Dolayısıyla da katı, sıvı, gaz ve renkli tüm nesnel oluşumlar bir anda farklı görünmeye başlardı. Bu durumda insanları birbirinden ayırt etmek için belki de onların enerji şifrelerine bakmanız gerekirdi. Zira görsel farklılıklar çok da anlamlı olmazdı. Bu nedenledir ki güzelliğin tanımı, duyusal algı temelli deneyimlerle (Beden görüntüsü gibi)sınırlandırılamaz. O halde değerler açılımında atomsal birlikteliklere verdiğimiz önemi tekrar gözden geçirmeliyiz. Söz konusu insan olunca asıl önemli olan ruh ve zihindir. Her ikisi de özünde enerjidir. Ancak dünyadaki pazarlama sistemi ve para temelli ekonomik düzen, duyusal algı temelli atomsal deneyimleri (Nesneler gibi) değerler sisteminde öncelikli hale getirmektedir. Aslında bu durum bağımlılık halinin farklı bir türüdür. Zihinsel esarete de davetiye çıkartır. Bu nedenle de zihnen özgürleşmek için maddenin (Nesnenin) hakikatinde derinleşmek gerekir.     

 

 

 

 

 

  

   

  

 

"Homo Noeticus." 

Varoluşsal farkındalığı gelişmiş, kuantum fiziği, bilinç bilimi, kozmoloji, nöroloji, tipoloji ve tinsel zeka açılımında zihinsel olarak içsel keşif halinde olan insan. Genetik kazanımları çerçevesinde varoluş vaadini gerçekleştirmenin arayışında olan ruh. İnsanlığın enerji olarak değişimi en üst seviyede deneyimlediği Homo Noeticus hakkında daha detaylı bilgi için lütfen bu linki tıklayınız.

 
Saffet Murat Tura

"Kuantum ve Bilinç Bilimi"  

Ethem Kocabaş'ın, Dr. Saffet Murat Tura ile gerçekleştirdiği "Kuantum ve Bilinç Bilimi" konulu söyleşiyi okumak için lütfen bu linki tıklayınız.

Ethem Kocabaş ve Sunay Akın İstanbul Oyuncak Müzesinin ortak çalışması olan "Hep Çocuk Kaldık" kitabı hakkında Yüksel Aytuğ'un Sabah Gazetesinde yayınlanan yazısını okumak için lütfen bu linki tıklayınız.
Ethem Kocabaş ve Sunay Akın İstanbul Oyuncak Müzesinin ortak çalışması olan "Hep Çocuk Kaldık" kitabı hakkında Zülfü Livaneli'nin Vatan Gazetesinde yayınlanan yazısını okumak için lütfen bu linki tıklayınız.
Bu ayki, farklı bakış açısı bölümünün konusu "Avatar". Analizi okumak için lütfen bu linki tıklayınız.
Prof.Dr. Ümran Korkmazlar Oral 

"Oyuncakların ve çevresel faktörlerin çocukların zihin gelişimi üzerindeki etkileri"

Ethem Kocabaş'ın, Prof.Dr. Ümran Korkmazlar Oral ile gerçekleştirdiği "Oyuncakların ve çevresel faktörlerin çocukların zihin gelişimi üzerindeki etkileri" konulu söyleşiyi okumak için lütfen bu linki tıklayınız.

 Nasuh Mahruki 

"Doğa ile zihinsel uyum"

Ethem Kocabaş'ın, Karleoparı lakaplı Everest'e çıkan ilk Türk Dağcısı olan Nasuh Mahruki ile gerçekleştirdiği "Doğa ile Zihinsel Uyum" konulu söyleşiyi okumak için lütfen bu linki tıklayınız.

 "Zihin süreçlerinin kuantum boyutu"

Ethem Kocabaş'ın, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Dr. Hakan Gürvit ile gerçekleştirdiği "Zihin süreçlerinin kuantum boyutu" konulu söyleşiyi okumak için lütfen bu linki tıklayınız.